Haber: Sıla ŞAHİN
Mağazada yaklaşık 20 ila 30 bin arasında ürün bulunduğunu belirten Eroğlu, özellikle Osmanlı ve İslami eserlerin önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.
Eroğlu’nun tanıttığı eserler arasında, hikâyesiyle dikkat çeken “şehadet şerbeti fıçısı” da bulunuyor. Antika ve koleksiyon camiasında “hekim fıçısı” olarak da bilinen ürünün, 1900’lü yılların ilk yarısına ve Kurtuluş Savaşı dönemine ait olduğu belirtiliyor.
Eskilerin “şehadet şerbetini içmek” tabirinin şehitler için kullanıldığını anlatan Eroğlu, dönemde zemzemle hazırlanan ve tatlı bir aromaya sahip olduğu belirtilen şerbetin, cephede ağır yaralanan ve hayatının son anlarını yaşayan askerlere verildiğini aktardı. Küçük bir restorasyondan geçirilen fıçının önemli bir koleksiyondan mağazaya geldiğini söyledi.
Mağazadaki dikkat çekici bir diğer eser grubu ise “keşkülü fukara”lar. Osmanlı döneminde tekke ve dergâhlarda sadaka toplamak amacıyla kullanılan bu eşyaların boyna asılarak taşındığını belirten Eroğlu, toplanan yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını ve keşkül adı verilen tatlının yapımında da kullanıldığını ifade etti.
Osmanlı döneminden günümüze ulaşan nadir eserlerden biri de 1800’lü yılların ikinci yarısına tarihlenen gelin nalınları ve gelin terlikleri. Dönemindeki düğün ve seremoni kültürünün bir parçası olarak kullanılan bu ürünlerin farklı formları bulunuyor.
Eroğlu, söz konusu nalın ve terliklerin özellikle dönemin ileri gelenleri ve saray çevresine yakın kişiler tarafından tercih edilen özel örnekler olduğunu belirterek, günümüzde nadir bulunmaları nedeniyle koleksiyoncular açısından değer taşıdığını söyledi.
Bolu Antik’te sergilenen binlerce eser, geçmiş dönemlerin günlük yaşamından kültürel ve dini geleneklerine kadar uzanan farklı hikâyeleri günümüze taşıyor.





