Açıklamasına Atatürkçü düşünceye ve Cumhuriyet’in kurucu değerlerine bağlılığını vurgulayarak başlayan Uç, istifa kararının bu değerlerden uzaklaşmak anlamına gelmediğini belirtti.
“ATATÜRKÇÜLÜK MÜ, KİŞİSEL MENFAAT Mİ?”
Çıngı’yı, bulunduğu makamları siyasi geleceği için kullandığı iddiasıyla eleştiren Uç, YENİ Partililere yönelik sözlerine de tepki gösterdi.
Uç, “Hayatı boyunca koltukları bir hizmet makamı değil, siyasi geleceği için atlama tahtası olarak gören, menfaat ve çıkar hesaplarından vazgeçmeyen bir anlayışın, bugün çıkıp onurlu Yeni Partililere söz söylemeye kalkması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
Çıngı’nın siyasi duruşunu sorgulayan Uç, şu soruları yöneltti:
“Atatürkçülük mü, kişisel menfaat mi? Cumhuriyetçilik mi, koltuk hesabı mı? Yoksa şartlara göre değişen, siyasi rüzgâra göre yön bulan bir anlayış mı?”
GECE YARISI TOPLANTILARI VE “BUTLAN YÖNETİMİ” İDDİASI
Uç, Çıngı’nın gece yarıları ofislerde toplantılar düzenleyerek “butlan yönetimini” perde arkasından organize etmeye çalıştığını ileri sürdü.
Siyasi hesapların kapalı kapılar ardında yürütüldüğünü iddia eden Uç, böyle bir tutum sergileyen kişinin kamuoyu önünde demokrasi ve Atatürkçülük dersi vermesini çelişkili bulduğunu söyledi.
Çıngı’nın “Meclis üyelerini Kemal Kılıçdaroğlu mu belirledi?” sözünü de gündeme getiren Uç, bu ifadeyi, belediye meclis üyesi olan kendi evladının dahi AK Parti’ye geçebileceği yönünde bir ima olarak değerlendirdi.
“KENDİ ELLERİMLE PLAKET VERDİM, HATA YAPTIM”
Açıklamasında geçmişte Çıngı’ya plaket takdim ettiğini hatırlatan Uç, bu kararını bir hata olarak nitelendirdi.
Uç’un anlatımına göre Çıngı, geçmiş belediye seçimlerinde Kıbrıscık’ta İşçi Partisi için çalışmıştı. Bu siyasi geçmişi dikkate almadan kendisine plaket verdiğini belirten Uç, kararının Kıbrıscıklı vatandaşların tepkisine neden olduğunu söyledi.
“Kıbrıscıklı hemşehrilerim o gün haklıydı” diyen Uç, yanlış değerlendirmesini kabul ederek daha önce özür dilediğini ifade etti.
Uç, Çıngı’ya da “Peki, siz bugüne kadar hangi siyasi tutarsızlığınızın hesabını verdiniz? Hangi yanlışınız için çıkıp kamuoyundan özür dilediniz?” sorularını yöneltti.
“KOLTUKLARIMIZDAN OLDUK AMA İLKELERİMİZDEN OLMADIK”
Siyasi tercihlerinin arkasında durduklarını vurgulayan Uç, makam kaybetmeyi göze aldıklarını ancak ilkelerinden vazgeçmediklerini söyledi.
“Bizler makamlarımızı kaybetmeyi göze aldık ama siyasi onurumuzdan vazgeçmedik. Koltuklarımızdan olduk ama ilkelerimizden olmadık” diyen Uç, siyaseti kişisel çıkar alanı değil, memlekete hizmet mücadelesi olarak gördüklerini belirtti.
ADD ÜYELİĞİNDEN İSTİFA ETTİĞİNİ DUYURDU
Çıngı’nın başında bulunduğu dernekte üyeliğini sürdürmek istemediğini açıklayan Uç, istifa kararını şu sözlerle duyurdu:
“Bu anlayışın başında bulunduğu kurumda üyeliğimi sürdürmeyi şahsım adına bir zul olarak görüyorum. Bu nedenle Atatürkçü Düşünce Derneği üyeliğimden istifa ediyorum.”
Kararının Atatürkçü düşünceden ayrılmak anlamına gelmediğinin altını çizen Uç, Cumhuriyet, laiklik ve demokrasiye bağlılığının devam ettiğini belirtti.
Uç, “Atatürkçülük kimsenin şahsi mülkü değildir. Hiç kimse Atatürk’ün adını kullanarak kendi siyasi geçmişini unutturamaz, kendi hesaplarını meşrulaştıramaz” dedi.
“GÜN GELECEK VE BİZ HİÇBİR ŞEYİ UNUTMAYACAĞIZ”
Açıklamasının sonunda genel başkanlarının “Gün gelecek ve biz hiçbir şeyi unutmayacağız” sözünü aktaran Uç; gece yarısı toplantılarını, perde arkasındaki girişimleri ve siyasi tutum değişikliklerini unutmayacaklarını söyledi.
Uç, açıklamasını “Bizim mücadelemiz koltuk mücadelesi değildir. Bizim mücadelemiz onur, ilke ve memleket mücadelesidir” sözleriyle tamamladı




